Kayıtlar

Haziran, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Malazgirt Savaşı İlerlemenin Gerilemeye Karşı Zaferidir

  Malazgirt savaşı devrimci mücadele için güzel bir örnektir çünkü bir nevi bir burjuva devrimidir. Bu savaşta sadece iki taraf değil Bizans ve onun zulmettiği halklar karşı karşıya gelmiştir.  Malazgirt savaşından ziyade Malazgirt savaşı dışında yaşanan olaylar önemlidir. Bizans, onlarca gruba dini ve etnik durumlar yüzünden zulmetmiştir.  Monofizitler, Kalkedon Konsilinde İsa'nın hem tanrısal hem insani yönü bulunduğu fikrine karşı çıkan Hristiyanlardır. Mısırdan Ermenistan'a uzanan bir coğrafyaya yayılan bu Hristiyanlar Bizans'ın mezhep rekabetinden dolayı zulme uğramıştır. Bizans bunları kafirlik ile suçlamış ve bu fikri savunan din ve devlet görevlileri sürgün edilmiş ve öldürülmüştür. Suriye ve Mısırlı Monofizitler, İslamiyet'i kabul ederek Bizans baskısından kurtulmak için Araplarla işbirliği yapmış ermeni Monofizitler ise başarısız olmuştur. Bizans, bazı dini ibadet yerlerini kapatmıştır. Daha önceki yazılardan birinde( Mezheplerin nasıl çıktığı ile ilgili yazı...

Aile hakkında

  İnsanlar en başta komünler halinde yaşıyordu... Aile kurumuna geçildiği zaman hamile kadınlar, yeni doğan çocuklar ve yaşlılar düşünüldü. Aile devamlılık için bazı şeylere muhtaçtır. Ailelerin de tipleri vardır. Her aile tipinin devamlılığı farklı etkenlere bağlıdır.   Ataerkil aile genellikle engebeli olmayan arazilerde yaşayan toplumlarda görülür. Evin en büyük erkek üyesi her şeyde söz sahibidir. Onun verdiği kararlar kimse tarafından sorgulanamaz ve sorgulanması aileden atılma sebebidir. Bu aile türünde ailenin erkek bireyleri daha fazla hak ve sorumluluk sahibidir. Avcı-toplayıcı toplumlarda yemek sorunları daha çok görülebileceği için çok sık görülmez ancak tarım ve hayvancılık yapan toplumlarda daha çok görülür. Çok eşlilik genelde bir erkeğin birden fazla kadın alırken bir kadının sadece bir erkek alması olarak karşımıza çıkar. Kadınlar, diğer erkeklerin dışarıda olması dolayısıyla evden ayrılmaz ve erkekler ailenin geçimini sağlamak için uzun süre ev dışında va...

Tarikatlar neden vardır?

  Başlangıçtaki komün yaşamı terk edilince insanlar üretim araçlarını gasp eder. Değer üretemeyen insan bu üretim araçlarını elinde bulunduran hırsızlara kölelik yaparak hayatını idame ettirmek zorunda kalır. Ürettiği değerin tam olarak karşılığını alamayan insan her geçen gün daha fazla kölelik yapmaya başlar. Dini ritüellerini bile öğrenmeye fırsat bulamayan insan bazı durumlarda elde ettiği gelir ile hayatını idame ettiremez. Bireyselleşen dünyada yalnızlık yaşamaktan kendini alıkoyamaz. Bu durumda onu kurtarmaya tarikatlar yetişir. Sermayenin ruhbanlarından birisi ortaya koyduğu ilim ile birçok insanın beğenisini kazanır ve şeyh olur. Şeyhe tabi olanlar da müritlerdir. Müritler şeyhten ilim alırken aynı zamanda birbiri ile dayanışma içinde olur. Beraber şirketler kurarlar ve diğer şirketler ile rekabet ederler. Bu şirket sermayesini büyütür ve bazen yeni üretim araçları gasp eder. Bazı ülkelerde bu tarikat şirketleri tekelleşir ve yolun sonu her zaman tarikata çıkar. Farklı ta...

Dinler ve Sermaye

  Dinler içerisinde incelikler barındırabilen toplumsal yapılardır. Bazen karmaşık ögeler içerirken ritüelleri bile kafa karıştırıcı boyutta olabilir. Rekabetçi düzende bütün gününü çalışmaya harcayan bireyler dinlerin inceliklerini araştırmaya vakit bulamaz. Bu nedenle mezheplere tabi olma yoluna gider. Mezhepler dinlerin kaynaklarındaki karmaşık ögeleri basite indirger. Rekabet düzeninin insanı da bu basite indirgenmiş mezheplere tabi olmak zorunda kalır. Dindeki ritüellerin ne olduğu ve nasıl yapılacağı, dinin temsil edildiği figürler ve sembollerin neler olduğu, bu dinde saygı duyulması ve duyulmaması gereken kişilerin ve davranışların neler olduğu hakkında aklında bulunan şüpheleri kaynağı inceleme fırsatı olmayan bireyler mezheplerin verdiği hükümlere tabi olur. Mezhepler ise rekabetçi düzenin sonuçlarından biri olduğu için sermayedar yönü bulunur. Büyük sermaye sahiplerinin geçim kaygısı olmadığı için en karmaşık kaynakları bile inceleme fırsatına sahiptir. Bu kaynakları inc...

Otoriter rejimlerin başlangıcı ve bitiriliş yolu

 İlk insanın yaşam biçimi komünlerden oluşurdu. Komün üyeleri birbirinin her türlü ihtiyacını gidermekle birbirine karşı sorumluydu. Karnı aç olan biri varsa o kişinin karnının doyması herkesin vazifesi olurdu. Doğadaki kaynakların sınırlı olduğu fikri komün düzeninin dağılmasına ve bireysellikle özel mülkiyet kavramlarının var olmasına yol açtı. İnsanlar ihtiyaçlarından fazla şeyleri kendi mülkiyetlerine alarak servet sahibi olmaya başladılar. Bu sırada bazı bireyler aynı şekilde servet biriktiremeyince temel ihtiyaçlarından bile mahrum kalmaya başladılar. Komün adı verilen barışçıl düzen servet hırsı ile yıkıldı ve bireysel bir kaos ortaya çıktı. İnsanlar birbiri ile sürekli rekabet edip servetini büyütmeye başladı. Ancak yaşlıların ileriki yaşlarda bu serveti doğru kullanmadan mahrum kalması ve çocukların yeni doğduğu zaman rekabete girişemeyecek olması Aile kavramının doğmasına yol açtı. Aile düzeninde ebeveynler çocuğu büyütecek çocuklar da büyüyünce ebeveynleri ile ilgilenece...