Ağustos 1934 Kadro Yazısının Ön Görüşlülüğü
“1789 ihtilalinin yanı başında” başlıklı yazısı ile Şevket Süreyya Aydemir, Fransız ihtilali ile ilgili yazdığı bir yazıda Cumhuriyet Devrimine şu şekilde bir yön göstermiştir.
İnklapları daima kahramanlar yapar, idealistler yaşatır fakat iş adamları(burada iş adamlarından kasdolunan tip, hemen bütün demokrasilerde türemek imkanında bulunan ve devlet kudret ve salahiyetlerini şahsi menfaatleri endişeleri uğruna feda ederek bütün kitleler karşısında devletin haysiyet ve itibarını zedeleyen kişidir) yer, bitirir.(syf;5)
Fransız ihtilalinin kahramanlarından biri nasıl Maximilien Robespierre olmuşsa Cumhuriyet devriminin kahramanlarından birisi de Mustafa Kemal olmuştur. İnkılapların kahramanlarca yapılma ihtiyacı her toplum tarafından duyulmuştur. Ekim devrimi gibi çarlık rejimine karşı yapılan haraketler bile kahramanların emekleri ile olmuştur. Kahramanlar, inklabın şevkinin yani devam ettirilme heyecanının korunmasında önemli rol oynar. Kadro dergisi, kuruluş amacı olarak optimizm ve inkılap heyecanı ifadesini kullanarak ihtilal şevkinin önemini vurgulamıştır. İnklapları yaşatan idealistler de kahramanların ölümü sonrasında inkılap şevkinin korunmasında önemli rol oynar. Atatürkün vefatı üzerine genel başkanlık ve cumhurbaşkanlığına gelen İsmet İnönü daha Atatürkün zamanında idealist olduğunu her seferinde belli etmiştir. Falih Rıfkı Atayın çankayada(syf 607) belirttiğine göre Atatürkün hastalandığı sıralarda meclisde İnönünün ihtilali devam ettirmesi yönünde bir hava esiyor ve bazı devlet adamları İnönünün suikaste kurban gideceği korkuları ile haraket ettiği bilinmektedir. Kurtuluş savaşı sonrası ön planda durmak istemeyen İnönü, Atatürkün çabaları sonrası önemli görevler üstlenmiş ve ihtilal şevkini daha Atatürkün sağlığında devam ettirmiştir. Aydemirin bahsettiği iş adamları ise Atatürkün sağlığında iken faaliyetlerini devam ettirmiştir.
Bütün içtimai kuvvetlere karşı Aklın, Makulun yani hür adil ve müsavi insanlardan müteşekkil yeni bir cemiyetin müdafasını yapıyor bilhassa asalete, din ve dünya aristokrasisine karşı ateş püskürüyordu.(syf 5)
Akla ve Eşitliğe karşı birleşik bir cephe alan oluşuma karşı aristokrasinin karşısında bir cephe alan fransız ihtilali bu konuda cumhuriyet ihtilali ile ortak kaderi yaşamıştır. Her ikisi de ihtilal şevkini kaybettiği an bu savaşta yenik düşmüştür. İhtilallerin din ve dünya aristokrasisine karşı olması ise hem şevkini korumaya bir sebep hem de şevkleri kaybettiği zaman yenik düşeceği bir şey olmuştur. Beyaz Devrim sürecinde ihtilal şevkini kaybeden cumhuriyet, din ve dünya aristokratlarının devlete karşı bir iş adamı olması ile büyük bir gerilemeye girmiştir.
Fransız ihtilali, bir takım mefhumları mukaddes tanıdıkça ve mukaddes ilan ettikçe mistiğini muhafaza etti ve onları yaymak istedikçe de önünde avrupanın kapalı kapılarını kendine açık buldu.(syf 6)
Fransız ihtilalinin özgürlük ve eşitlik gibi kavramları kutsal sayması ve bunları korumak istemesi onun yayılmasını istemesi beraberinde gelmiş bir şeydir ki bu ekim devriminden iran islam devrimine ihtilalci her harakette görülen bir olgudur. Cumhuriyet devrimi de kendi ülkesinin devrimlerinin yanı sıra suriye ve ırakta da benzer ihtilal girişimleri için uğraşmıştır. Daha ittihat ve Terakki döneminde Suriye ve Irakın bağımsızlığı fikirlerini savunduğu rivayet edilmiştir. 1930'lu yıllarda da bir arap konfederasyonu projesinde bulunmuştur.
Arap milliyetçileri ile Türkler arasındaki ilk iletişim 3 Kasım 1918 gibi çok erken bir tarihte gerçekleşmiş, Faysal’ın temsilcisi Nuri Said, Osmanlı delegasyonuna gizli bir mektup vererek, Arapları ve Türkleri buluşturacak bir Federatif devlet kurulması konusunda tekliflerini iletmişti. Ancak, sonraki aylarda Mustafa Kemal Paşa tarafından Suriye’deki Arap direniş gruplarına gönderilen mesajda, böyle bir federatif yapı kurulabilmesi için Suriye’nin öncelikle bağımsız bir devlet olması gerektiği belirtilmiş ve projenin olgunlaşması için zamana ihtiyaç olduğu kaydedilmiştir(Dağ, 2022, 7-8)
Cumhuriyet dönemi öncesindeki bir bağımsız arap devleti fikri Mustafa Kemal tarafından büyük bir destek görmüştür.
Nitekim Mustafa Kemal Paşa tarafından kolordulara gönderilen bir talimatta, “Halep Kuvvayı Milliyesi’nin, Islahiye vasıtasıyla tesis edilecek irtibatla yardımlaşmanın temin edilmesi” istenmekte ve bölgedeki direnişe destek örgütlenmekteydi. Kuzey Suriye’deki direnişçilere cephane tedariki için Telaşir’deki Vakıf köyünde lojistik merkezi kurularak, buradan çok sayıda askeri malzeme nakledildi. (Dağ, 2022, 9)
Suriyenin bağımsızlığı fikrine açıktan destek vererek kendi devrimini ihraç etmek isteyen cumhuriyet devrimi bu konuda araplarla yakın ilişki içinde olmuştur.
Bu dönemde Suriye ve Irak Arapları arasında oldukça güçlü bir eğilimi oluşturan yakınlaşma ve birlikte bir federasyon oluşturma fikri canlılığını uzun süre korumuştur. Karşılıklı iletişimin ötesinde bazı Arap ülkeleri Birinci Milli Meclise mebus göndermek için ülkelerinde ön seçimler dahi yapılmıştı(Dağ, 2022, 11)
Kendi devrimin şevki ile yetinmeyen cumhuriyet devrimi başka yerlerde de benzer şevkler oluşturmak istemiştir. Başka ülkelerdeki şevki desteklemeye yönelik politikalarında azalmaya gitmesi kendi ülkesindeki şevkin de azalmasına neden olmuştur. Bütün bu olanları öngören Şevket Süreyya Aydemir bu nedenle cumhuriyet tarihinde incelenmesi gereken bir isimdir.
baki amca nasılsın
YanıtlaSil